Oysa yazı yazmak, doğası gereği
emek isteyen ve karmaşık zihinsel süreçleri içeren bir beceridir. Bu nedenle
çocukların yazıyla erken yaşta sağlıklı bir bağ kurabilmesi için bu becerinin
yalnızca gerekli durumlarda kullanılmasına ve nitelikli bir amaçla
yapılandırılmasına özen gösterilmelidir. Özellikle ilkokul yıllarında yazma
eyleminin özgün, eğlenceli ve çocuğun düşünsel yaratıcılığını ortaya çıkaracak
etkinliklerle ilişkilendirilmesi, bu sürecin olumlu anlamlarla
içselleştirilmesini sağlar. Böylece yazı, yalnızca kurallı cümleler kurulan bir
görev olmaktan çıkar ve çocuğun kendini ifade edebildiği, dünyayla bağ kurabildiği
bir araca dönüşür.
RAFT tekniği, yukarıda sözü
edilen yazma becerisi kazanımına katkı sunabilecek yaratıcı ve etkili bir
araçtır. Bu teknik, aynı konuya dair yazı yazacak olan öğrencilerin süreci
farklı rollerle farklı hedef kitlelere ve farklı biçimlerde kurgulamalarına
imkân tanır. Böylece sınıf içinde, tek bir başlık etrafında birbirinden özgün
içeriklerin oluşması sağlanır. Öğrenciler yalnızca yazı yazmakla kalmaz;
düşüncelerini farklı açılardan ifade etmeyi, olaylara başkasının gözünden
bakmayı ve seçtikleri rol doğrultusunda dili yeniden biçimlendirmeyi
deneyimler. Bu yönüyle RAFT, sınıf içinde yazma sürecine farklılık ve derinlik
kazandıran; her çocuğun kendi ilgi alanı, dil becerisi ve düşünsel tarzıyla
katılım gösterebildiği güçlü bir yazma ortamı oluşturur. İkinci sınıftan
itibaren her düzeye uyarlanabilir olması da tekniğin hem uygulanabilirliğini
hem de sürdürülebilirliğini artırır.
RAFT Tekniği Nasıl Uygulanır?
RAFT, İngilizce dört kavramın baş
harflerinden oluşur: Role (Rol), Audience (Hedef Kitle), Format (Yazı Türü) ve
Topic (Konu). Bu yaratıcı yazma süreci dört temel aşamadan oluşur:
1. Rol Seçimi:
Öğrenci öncelikle hangi kimlikle
yazacağını belirler. Bu rol, konunun hangi bakış açısıyla ele alınacağını
tanımlar. Örneğin “kaynakların tasarruflu kullanımı” konusunda öğrenci; bir çöp
kovası, musluk, belediye başkanı, okul müdürü, öğretmen ya da çocuk rolünü
seçebilir.
2. Hedef Kitle Belirleme:
İkinci adımda yazının kimlere
hitap edeceği belirlenir. Örneğin “çöp kovası” rolünü seçen bir öğrenci, sınıf
arkadaşlarına, öğretmenlere, kantin görevlisine ya da belediye yetkililerine
seslenebilir. Bu aşama, yazının tonu ve dili açısından belirleyici olur.
3. Yazı Türünün Seçilmesi:
Üçüncü adımda yazının hangi türde
kaleme alınacağına karar verilir. Bu aşamada öğrencinin çeşitli yazı türleri
hakkında önceden bilgi sahibi olması önemlidir. Tür, öğrencinin seçtiği rol ve
hedef kitleye göre farklılık gösterir. Örneğin, bir veli rolünde okul
yönetimine dilekçe yazabilir; bir çöp kovası olarak öğrencilere yönelik bir
hikâye, bir musluk olarak tasarrufu anlatan bir şiir kaleme alabilir.
Kullanılabilecek formatlar arasında gazete haberi, günlük, mektup, afiş,
e-posta gibi türler yer alabilir.
4. Konu ve Bakış Açısının
Belirlenmesi:
Son adımda öğrenci, belirlenen
konuya dair bir odak noktası seçer. Örneğin okulda kullanılan kaynakları
değerlendirebilir, çöp kutusuna atılan ürünleri sorgulayabilir ya da insanların
israf davranışlarını ele alabilir. Bu sayede, “tasarruf” gibi genel bir temayı
kendi rolü ve bakış açısı üzerinden özgün biçimde ifade etme fırsatı bulur.
Paylaşım ve Değerlendirme
Süreci:
Yazma etkinliği tamamlandıktan
sonra öğrenciler ürünlerini sınıf ortamında paylaşır. Her sunumun ardından,
yazının konuya uygunluğu, seçilen rol ve türle tutarlılığı sınıfça tartışılır.
Öğrenciye yapılandırılmış geri bildirim verilir. Bu süreç, sadece yazma
becerisi değil; dinleme, değerlendirme ve farklı bakış açılarına saygı gibi
sosyal-duygusal becerilerin de gelişmesine katkı sağlar.
RAFT tekniğini sınıf içinde uygularken
öğrencilerin daha hızlı ve bağımsız bir şekilde sürece dâhil olabilmesi için
yönlendirici ve sade bir şablon büyük kolaylık sağlar. Bu tür bir şablon,
özellikle tekniğe yeni başlayan öğrenciler için kafa karışıklığını azaltır,
yazma sürecine odaklanmayı artırır ve öğretmenin tekrar tekrar aynı
açıklamaları yapmasını gereksiz kılar.
RAFT tekniği, sınıf ortamına dâhil edildikçe yazma etkinliklerinin niteliği ve işlevi farklı bir boyut kazanır. Öğrencilerin yazmaya yönelik tutumlarında gözle görülür bir değişim yaşanırken, öğretmen için de yazma süreçlerini yapılandırmak daha planlı ve işlevsel hâle gelir. Bu kazanımlar zamanla kalıcı bir yazma kültürüne dönüşerek ders saatlerini yalnızca öğretim değil aynı zamanda üretim merkezine çevirir.


hemen şablonu indirim :) yazma artık daha anlamlı! Iğdırdan selam olsun hocama :)
YanıtlaSilHocam teşekkür ederim.
SilOldukça bilgilendirici bir yazı. Elinize sağlık Enes hocam.
YanıtlaSilTeşekkür ederim hocam.
SilEnes hocam çok güzel bir bilgilendirme çalışması olmuş 👏
YanıtlaSilHocam zaman ayırıp okuduğunuz için teşekkür ederim.
SilBen de ilkokulda sizin öğrenciniz olma şansını elde etmiş biri olarak bir yorum eklemek istedim, Enes hocam. Kullandığınız yöntemlerin neler olduğunu o dönemlerde anlayamamış olsam da şu an görüyorum. Hepsi de en azından benim için çok etkili olan yöntemlerdi. Yazmayı sizinle sevdim ve ortaokul-lise-ünivesite yıllarımda ve şimdi meslek hayatımda da başta sizin sayenizde devam edebiliyorum. Umuyorum ki bu yazılarınızla daha birçok öğretmene bu anlamda aydınlatıcı olursunuz ve benim gibi "şanslı" öğrencilerin sayısı artar. Elinize sağlık hocam.
YanıtlaSilYorumun benim için çok değerli. Çok mutlu oldum, teşekkür ederim.
SilYorum Gönder