Sınıfta sorulan sorulara genellikle sınırlı sayıda öğrencinin, üstelik çoğu zaman aynı öğrencilerin katılması, en yaygın sınıf içi sorunlardan biridir. Bir süre sonra bu durum hem öğretmen hem de öğrenciler tarafından olağan kabul edilmeye başlanır. Roller sessizce paylaşılır. Öğretmen, derse hep aynı öğrencilerin katıldığından yakınır, diğer öğrenciler ise bu öğrencilerin oluşturduğu görünmez güven alanının dışında kalıp pasif izleyici rolünü benimseyerek dersi tamamlar.
Bu durumun nedenleri üzerine
düşünüldüğünde pek çok gerekçe sıralanabilir. Sürekli cevap veren öğrencilerin
“alışılmış katılımcı” rolüyle kendilerini güvende hissetmeleri, diğer
öğrencilerin fikirlerinden emin olamaması, yanlış cevap verme kaygısı,
öğretmenin doğru ya da yanlış cevaplara verdiği tepkiler hatta derse katılmanın
öğrenci gözünde anlamlı bulunmaması bu nedenler arasında sayılabilir. Ancak
sorun derinlemesine ele alındığında, temel meselenin derse katılımı doğal
biçimde teşvik eden bir etkileşim ortamının kurulamamış olması olduğu görülür.
Oysa sınıf içinde oluşturulacak basit ve planlı bir etkileşim zemini,
öğrencilerin derse katılma isteğini harekete geçirebilir ve kendilerini daha
güvende hissederek sürece dâhil olmalarını sağlayabilir.
Düşün–Eşleş–Paylaş tekniği, bu
etkileşim ortamını oluşturarak öğrencilerin doğal bir süreç içinde ve isteyerek
derse katılmalarını destekleyen iş birliğine dayalı bir öğretim tekniğidir
(Gökalp, 2018, s. 176). Uygulama süreci açık ve anlaşılır bir yapıdadır. Farklı
ders içeriklerine ve dersin farklı aşamalarına kolaylıkla entegre edilebilir
olması, tekniği sınıf içi uygulamalar açısından işlevsel kılar.
Teknik Hakkında
Teknik, adından da anlaşılacağı
üzere üç aşamadan oluşur. Düşün aşamasında öğretmen, işlenen konuya ilişkin öğrencilerin
düşünmesini gerektiren bir soru yöneltir. Öğrencilerden bu soru üzerine
bireysel olarak düşünmeleri istenir. Sınıf düzeyi dikkate alınarak uygun bir
süre tanınır. Bu aşamada amaç, öğrencilerin başkalarının fikirlerinden
etkilenmeden kendi düşüncelerini oluşturabilmeleridir.
Eşleş aşamasında öğrenciler
sınıftaki bir arkadaşlarıyla eşleşir. Düşünme aşamasında oluşturdukları
görüşleri birbirleriyle paylaşırlar. Bu süreçte öğrencilerin, karşılıklı fikir
alışverişi yoluyla birbirlerini ikna etmeleri ve ortak bir görüşe ulaşmaları
beklenir.
Son aşama olan paylaş bölümünde
ise öğrenciler, üzerinde uzlaştıkları görüşü sınıfla paylaşır. Bu aşama, her
ikilinin düşüncesini doğrudan sınıfla paylaşması şeklinde yürütülebileceği gibi
iki grubun bir araya gelerek görüşlerini karşılaştırması ve akranlarıyla
tartışması biçiminde de yapılandırılabilir.
Teknikte Farklılaştırma
Tekniğin bu üç aşaması, sınıfın
düzeyine ve öğrenci sayısına göre farklılaştırılabilir. Kalabalık sınıflarda
eşleşme süreci dörder kişilik gruplar hâlinde düzenlenebilir. İlk aşamada
oluşabilecek karmaşayı önlemek adına öğrencilerin sıra arkadaşlarıyla
eşleşmeleri sağlanabilir, ardından istedikleri ikiliyle yeniden eşleşmelerine
fırsat verilebilir.
Süreç yazılı olarak da
yapılandırılabilir. Bu durumda her öğrenci önce bireysel düşüncesini yazar,
ardından eşleştiği arkadaşıyla yazdıklarını tartışarak ortak bir görüşe ulaşır.
Belirlenen ortak fikir yazıya dökülür ve sınıfla paylaşılır. Hazırlanan bu
çalışmalar, öğrencilerin isimleriyle birlikte sınıf panosunda sergilenebilir.
Ders Uygulamaları
Matematik dersinde, problem çözme
etkinliklerinde öğrencilerin birlikte düşünmelerini sağlamak amacıyla teknikten
yararlanılabilir. Problem çözme basamaklarının herhangi bir aşamasında süreç
uygulanabilir.
Türkçe dersinde, metin okuma
çalışmalarında; konu, ana fikir ve çıkarım yapma etkinliklerinde teknik etkili
biçimde kullanılabilir.
Görsel sanatlar dersinde,
belirlenen bir konu eşleşen öğrenciler tarafından aynı kâğıt üzerinde birlikte
çizilebilir. Ortak üretim süreci tamamlandıktan sonra çalışmalar sınıf
panosunda sergilenir ve öğrenciler eserlerini arkadaşlarına tanıtır.
Beden eğitimi dersinde ise
oynanacak oyuna ilişkin bilgi verildikten sonra öğrencilerden başarılı olmak
için taktik geliştirmeleri istenir. Eşleşen öğrenciler belirledikleri taktikle
oyuna katılır. Oyuna belirli aralıklarla ara verilir ve başarılı olan
gruplardan geliştirdikleri stratejileri paylaşmaları beklenir.
Özetle, derse katılım bir
öğrencinin istekliliğinden çok, öğretmenin oluşturduğu etkileşim ortamıyla
ilgilidir. Düşün–Eşleş–Paylaş tekniği, sınıfta sessiz kalan öğrencileri
zorlamadan sürece dâhil etmenin, katılımı doğal hâle getirmenin etkili
yollarından biridir.
Kaynakça
Gökalp, M. (2018). Öğretim ilke ve yöntemleri. Ankara:
Pegem Akademi.

Yorum Gönder